Sanayide Görünmeyen Güç: Enerji Verimliliği
- eladogan810
- 17 Şub
- 3 dakikada okunur

Herkese yeniden merhaba
Kafamızdaki sorulara birlikte cevap aramaya devam ediyoruz. Bu serideki en büyük amacım, yolunu henüz netleştirmemiş öğrencilere ve genç mühendislere sektörün gerçek dinamiklerini gösterebilmek ve karar süreçlerinde daha bilinçli adımlar atmalarına katkı sağlamak. Çünkü doğru bilgi, doğru insanlardan dinlendiğinde gerçek bir pusulaya dönüşür.
Bugün odağımızda enerji verimliliği var. Enerji denildiğinde çoğu zaman üretim tarafı konuşuluyor; ancak tüketim tarafı da en az onun kadar önemli. Enerjiyi daha bilinçli ve verimli kullanmak, hem maliyetleri azaltmak hem de sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım.
Bu kapsamda, Ekosmart Enerji bünyesinde görev yapan Devrim Ali Yıldız ile enerji verimliliği alanındaki kariyer yolculuğunu ve sektöre dair perspektifini konuştuğumuz bir röportaj gerçekleştirdik.
Kendisine değerli katkıları için teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Enerji verimliliği alanında çalışmaya nasıl başladınız? Bu alana yönelmenizde belirleyici olan etken neydi?
Enerji Sistemleri Mühendisliği eğitimi alırken enerjinin yalnızca üretim tarafının değil, tüketim tarafının da çok büyük bir potansiyel barındırdığını fark ettim. Özellikle sanayide kullanılan enerjinin önemli bir kısmının verimsiz sistemlerden dolayı kaybolduğunu görmek bu alana yönelmemde belirleyici oldu. Mezuniyet sonrası saha etütleriyle tanışmamla birlikte teoride öğrendiğim bilgileri gerçek sistemlerde uygulama fırsatı buldum ve kariyerimi enerji verimliliği üzerine şekillendirdim.
Türkiye’de enerji verimliliği danışmanlığı denildiğinde sizce en çok yanlış anlaşılan konu nedir?
En büyük yanlış algı, enerji verimliliğinin yalnızca “elektrik tasarrufu yapmak” olarak görülmesi. Oysa konu çok daha geniş; proses optimizasyonu, atık ısı geri kazanımı, basınçlı hava sistemleri, motor verimleri gibi birçok teknik başlığı kapsıyor. Yani sadece faturayı düşürmek değil, üretim kalitesini ve sürdürülebilirliği de artıran bütüncül bir yaklaşım.
EVD firmalarının sanayi tesisleri için üstlendiği rolü, teknik altyapısı olmayan birine nasıl anlatırsınız?
Bunu genelde “fabrikanın check-up’ını yapmak” şeklinde anlatıyorum. Nasıl ki bir doktor vücuttaki sorunları tespit edip tedavi planı oluşturuyorsa, EVD firmaları da fabrikanın enerji kullanan tüm sistemlerini inceler, kayıpları tespit eder ve iyileştirme projeleri önerir. Amaç daha az enerjiyle aynı — hatta daha iyi — üretimi sağlamak.
Fabrikalarda yaptığınız çalışmalarda enerji tüketimiyle ilgili en sık karşılaştığınız temel problemler neler oluyor?
En sık karşılaştığımız problemler: Basınçlı hava kaçakları, Yanlış basınç seviyesinde işletme, İzolasyon eksiklikleri, Eski ve düşük verimli motorlar, Atık ısının atmosfere atılması Aslında çoğu problem teknolojik değil, işletme alışkanlıklarıyla ilgili oluyor.
Enerji verimliliğini tek bir metaforla anlatacak olsanız bu ne olurdu? Neden?
“Delik bir su deposunu doldurmaya çalışmak” derdim. Enerji üretmek depoyu doldurmaksa, verimsizlikler o depodaki deliklerdir. Siz üretimi artırdıkça kayıp da artar. Önce delikleri kapatmak, yani verimliliği sağlamak gerekir.
Sizce Türkiye’de enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji uygulamaları yeterince ciddiye alınıyor mu?
Son yıllarda ciddi bir farkındalık artışı var, özellikle artan enerji maliyetleri bunu hızlandırdı. Ancak hâlâ birçok işletme verimlilik yatırımlarını gider değil maliyet olarak görüyor. Geri ödeme süreleri doğru anlatıldığında bakış açısı hızla değişiyor.
Enerji yatırımlarında karar vericilerin en çok zorlandığı nokta sizce nedir?
En büyük zorluk teknik fizibiliteden ziyade finansal ikna süreci. Yatırımın geri ödeme süresi, üretime etkisi ve riskleri net anlatılmadığında karar süreçleri uzuyor. Aslında çoğu verimlilik projesi 1–3 yıl gibi kısa sürelerde kendini amorti ediyor.
Enerji sektöründe çalışan bir mühendis için yalnızca teknik bilginin yeterli olmadığını düşündüğünüz noktalar neler?
Sahada iletişim en az teknik bilgi kadar önemli. Operatörle, bakım ekibiyle ve yönetimle aynı dili konuşabilmek gerekiyor. Ayrıca finansal okuryazarlık, raporlama ve sunum becerileri de projelerin hayata geçmesi için kritik.
Bugünkü bilginizle geçmişe dönseniz kariyerinizin başında neyi farklı yapardınız?Daha erken sahaya inmeye çalışırdım. Üniversitede teorik bilgi önemli ama gerçek öğrenme sahada başlıyor. Ayrıca veri analizi ve yazılım tarafına daha erken yatırım yapmak isterdim.
Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de mühendisler için en fazla fırsat sunacak enerji alanları hangileri olacak?
Öne çıkacağını düşündüğüm alanlar: Enerji verimliliği ve etüt hizmetleri, Atık ısı geri kazanım projeleri, Endüstriyel elektrifikasyon, Yenilenebilir enerji entegrasyonu, Karbon ayak izi ve sürdürülebilirlik danışmanlığı Sanayinin dönüşümü bu alanlara talebi ciddi artıracak.
Enerji Sistemleri Mühendisliği okuyan ya da tercih etmeyi düşünen öğrencilere tek bir tavsiye verecek olsanız bu ne olur?
Sadece derslere odaklanmasınlar sahayı tanısınlar. Staj, teknik gezi, ölçüm cihazlarıyla temas… Bu meslek dokunarak öğrenilen bir meslek.
Bu röportajla birlikte aslında enerji verimliliği hakkında ne kadar az şey bildiğimi de fark ettim. Ancak gördüm ki bu alan hızla gelişiyor ve gelecekte pek çok kapı açma potansiyeline sahip.
Sayın Devrim Ali Yıldız’dan bugün öğrendiklerim benim için oldukça kıymetliydi. Enerji sektörünün ne kadar geniş olduğunu ve uzmanlaşabileceğimiz onlarca farklı alan bulunduğunu bir kez daha görmüş oldum.
Ben de bu alanlarda uzman isimlere ulaşarak röportajlar yapmaya ve sizlere ışık olmaya devam edeceğim.
Umarım bu röportaj sizler için de en az benim için olduğu kadar bilgilendirici olmuştur.
Sevgiyle ve merakla kalın.



Yorumlar