Geleceğin Dünyası ve Yeşil Yaka: Işık Sare Taş yılmaz ile Sürdürülebilirlik Üzerine Kariyer

Herkese yeniden merhaba! 'Yol Gösteren Röportajlar' serimizde kaldığımız yerden, aynı heyecanla devam ediyoruz.
Biliyorsunuz ki bu seride; batarya teknolojilerinden yenilenebilir enerjiye kadar sektörün her alanına değinmeye, kariyerini bu yönde şekillendirmek isteyen herkese dokunmaya ve aklınızdaki sorulara sektörün içinden cevaplar bulmaya çalışıyorum. Bugün ise tüm özel sektörün merkezine yerleşen, dünyada önemi hızla artan çok kritik bir konuya odaklanıyoruz: Sürdürülebilirlik.
Özellikle bu yıl ülkemizde, Antalya'da düzenlenecek olan COP31'in de etkisiyle bu konunun çok daha fazla gündemimizde olması gerektiğine inanıyorum. Artık mühendisinden ekonomistine, hangi bölümden olursak olalım hepimizi ilgilendiren zorunlu bir yeşil dönüşümün içindeyiz. Tüm sektörler hızla dönüşüyor ve geleceğin iş dünyası 'yeşil yaka'lara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.
Biliyoruz ki her sektörün ciddi bir karbon ayak izi var. Biz de bu noktada, TEMSA gibi köklü ve devasa üretim hacmine sahip bir şirkette bu işin mutfağında olan, sürdürülebilirlik süreçlerini başarıyla yürüten çok özel bir ismi ağırlıyoruz: TEMSA Sürdürülebilirlik Uzmanı Işık Sare Taş Yılmaz.
Kendisiyle hem yeşil yaka kavramının detaylarını ve sürdürülebilirlik uzmanlığının inceliklerini konuşacağız hem de kendi ilham verici kariyer yolculuğundan ipuçları alacağız. Lafı daha fazla uzatmadan, vizyonunuzu genişletecek bu keyifli sohbete geçelim. İyi okumalar.
Soru 1: Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kendinizden ve kariyer yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz?
Işık Sare Taş Yılmaz: Merhabalar, ben Işık Sare Taş Yılmaz. 26 yaşındayım. Endüstri mühendisiyim. Şu anda sürdürülebilirlik alanında çalışan; enerjik, çözüm odaklı ve güçlü iletişime önem veren bir profesyonelim. Kariyer yolculuğum boyunca farklı alanlarda edindiğim staj ve gönüllülük deneyimleri ile kendimi geliştirmeye çalıştım. Üretim, insan kaynakları, satış ve pazarlama gibi farklı fonksiyonları deneyimlemek iş dünyasında çok yönlü bir bakış açısı kazanmama imkan sağladı. Kariyer yolculuğum boyunca farklı alanlarda edindiğim staj ve gönüllülük deneyimleri sayesinde hem analitik hem sosyal becerilerimi geliştirme fırsatı buldum. Ekip çalışmasına yatkın, öğrenmeye açık ve pozitif bir bakış açısıyla ilerlerken; zamanla sürdürülebilirlik alanında değer yaratabileceğim bir yol çizmek için çabaladım. Bugün ise tüm bu deneyimleri birleştirerek, çevresel ve sosyal etki ile birlikte yönetişimsel bakış açısını odağına alan projeler üretmeye odaklanan bir mühendis olma yolunda kariyerimi şekillendiriyorum.
Soru 2: Endüstri mühendisliğinden sürdürülebilirlik uzmanlığına uzanan yolculuğunuz nasıl başladı? Sizi klasik mühendislikten ziyade bu alana çeken asıl motivasyon neydi?
Işık Sare Taş Yılmaz: Üniversite hayatım sırasında klasik mühendislik yaklaşımından ziyade girişimcilik ve sosyal mühendislik alanlarına daha fazla ilgi duyduğumu fark ettim. Bu yüzden farklı staj ve gönüllülük çalışmalarını deneyimlemek istedim. Son staj deneyimimde de sürdürülebilirlik çalışmalarında yer alma fırsatı buldum. Sürdürülebilirlik benim için sadece bir araştırma konusu iken şirketimin aldığı karar sonrası kurulan departmanda ilk çalışanlarından biri ben oldum. Zaman içinde yürütmüş olduğumuz projeler ile bu departmanın bana ne kadar uygun bir departman olduğunu fark ettim. Bu da şu anki mühendislik kavramından ziyade beni daha motive eden projelerde yer almamı sağladı.
Soru 3: Sürdürülebilirlik bazen şirketler için sadece bir "trend" gibi algılanabiliyor. Greenwashing yapmadan, gerçekten samimi ve kalıcı sürdürülebilirlik adımları atmak sizce nasıl mümkün oluyor?
Işık Sare Taş Yılmaz: Günümüzde sürdürülebilirlik sadece iletişim konusu değil, bir iş yapış biçimi olma yolunda ilerliyor. Sürdürülebilirlik kavramını incelediğimizde çevresel, sosyal, ekonomik ve yönetişimsel alanda dört geniş unsurla çevrili ve şirketler bu alanlarda yapmış olduğu çalışmaları en şeffaf hali ile paylaşırsa Greenwashing yapmamış olurlar. Özetle bir şirket verdiği hedef ya da söylemlerini ölçebiliyorsa ve bunu şeffaf bir şekilde sunabiliyorsa, aynı zamanda kısa, orta, uzun vadeli hedefleri takip ettiğini gösteren aksiyonlar alıyorsa Greenwashing'den çok uzak bir yapıda olur. Eğer attığınız adımlar veriyle desteklenmiyorsa, hedefleriniz net değilse ve bunları açıkça paylaşmıyorsanız, bu noktada samimiyet sorgulanabileceğini düşünüyorum.
Soru 4: "Yeşil Yaka" (Green Collar) kavramı gün geçtikçe daha çok duyuluyor. Yeni mezunlar bu yeni istihdam alanında öne çıkmak için hangi yetkinlikleri kazanmalı? (Örneğin; ESG raporlaması, karbon ayak izi hesaplama gibi özel eğitimlere yönelmek mantıklı mi?)
Işık Sare Taş Yılmaz: Yeşil Yaka kavramı sürdürülebilirlik odaklı dönüşümle birlikte birçok sektörde hızla önem kazanıyor ve şirketler artık çevresel farkındalığı iş süreçleriyle birleştirebilen yeteneklere ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle ESG raporlaması, karbon ayak izi hesaplama, veri analizi, sürdürülebilirlik regülasyonları, iklim riskleri gibi alanlarda yetkinlik kazanmak yeni mezunlar için önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak yalnızca sertifikalara bağlı çalışmalar değil üniversitede yapılan projeler ve stajlarla birlikte bu bilgileri pratiğe dönüştürebilmek de genç profesyonelleri öne çıkaran en kritik unsur haline gelebileceğini düşünüyorum.
Soru 5: 5-10 yıl içinde sürdürülebilirlik uzmanlarına en çok hangi sektörde ihtiyaç duyulacak? Yeni mezunlar gözünü nereye dikmeli?
Işık Sare Taş Yılmaz: World Economic Forum verilerine göre önümüzdeki 5-10 yılda sürdürülebilirlik odaklı mesleklerde en büyük dönüşüm; enerji, otomotiv, üretim, lojistik, teknoloji ve finans sektörlerinde yaşanacak. Özellikle temiz enerji dönüşümü, elektrikli araçlar, karbon yönetimi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir tedarik zinciri gibi alanlar yeni istihdamın merkezinde olacak. Bu nedenle yeni mezunların veri analitiği, ESG raporlama, iklim teknolojileri ve sürdürülebilir mobilite gibi iş dünyasının dönüşümünü destekleyen yetkinlik alanlarına yönelmesi önemli bir avantaj sağlayacaktır.
Soru 6: Kariyer yolculuğunuza dönüp baktığınızda, 'İyi ki o riski almışım' veya 'İyi ki herkesin gittiği yoldan gitmemişim' dediğiniz, bugünkü başarınızın kırılma noktası olan o karar neydi?
Işık Sare Taş Yılmaz: Kariyer yolculuğuma dönüp baktığımda, en önemli kırılma noktalarından biri klasik kariyer yollarının dışına çıkarak sürdürülebilirlik alanına yönelmek oldu. O dönemde bu alan bugünkü kadar görünür ve yaygın değildi; ancak geleceğin iş dünyasının çevresel ve sosyal, ekonomik ve yönetişimsel dönüşüm etrafında şekilleneceğine inanıyordum. Bugün geldiğimiz noktada, iyi ki kısa vadeli konfor alanı yerine uzun vadeli etki yaratabileceğim bir yolu tercih etmişim diyebiliyorum.
Soru 7: Son olarak, temiz enerji ve sürdürülebilir bir gelecek için bizi okuyan arkadaşlarımıza bırakmak istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Işık Sare Taş Yılmaz: Temiz enerji ve sürdürülebilir bir gelecek artık yalnızca çevreyle ilgili bir konu değil; aynı zamanda ekonomik, teknolojik ve toplumsal dönüşümün merkezinde yer alan bir konu haline geliyor. Bu dönüşümün bir parçası olmak için mükemmel olmayı beklemek yerine, öğrenmeye açık olmak, sorumluluk almak ve küçük de olsa harekete geçmek büyük önem taşıyor. Üniversite yıllarını sadece derslerle sınırlamayın; farklı disiplinlerden öğrenin, etkinliklere katılın, staj ve gönüllülük deneyimleriyle kendinizi geliştirin. En önemlisi de başkalarının çizdiği kariyer yollarına sıkışmayarak risk almaktan, denemekten ve kendi yolunuzu oluşturmaktan korkmayın. Umarım tutkularınızı keşfettiğiniz, kendinizi geliştirmekten vazgeçmediğiniz ve değer yarattığınız çok başarılı ve ilham verici bir kariyer yolculuğunuz olur.
Bize zaman ayırıp tecrübeleriyle yol gösterdiği için Işık Sare Hanım’a çok teşekkür ederim. Geleceğimizin ve iş dünyasının merkezinde yer alan sürdürülebilirlik dönüşümü hakkında umarım sizler için de çok faydalı ve ufuk açıcı bir okuma olmuştur.
Biliyorsunuz, artık her pazartesi günü yeni bir röportajımız olacak. Haftaya pazartesi, farklı bir sektörden profesyonelimizle olan yeni röportajımızda görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın, enerjiyle kalın!



Yorumlar